HERŞEY İSLAM İİN
  DİNİ HİKAYELER
 

DİNİ HİKAYELER

FAKİRİN RAMAZAN AYINDA Kİ KEFARETİ



Ebû Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:

Bir adam Peygamber aleyhisselâmın huzuruna gelerek şöyle dedi

— Helak oldum, Ey Allah’ın Resulü! Peygamber aleyhisselâm:

— Seni ne helak etti? diye sordular. Adam:

— Ramazanda hanımıma yaklaştım, dedi. Peygamber aleyhisselâm:

— Azad edilecek kölen var mı? diye sordular. Adam, hayır cevabını verince:

— Aralıksız iki ay oruç tutabilir misin? dedi.

Adam, hayır cevabını verdi, oturdu. Bu esnada Allah’ın Resulüne bir zenbil kuru hurma getirmişlerdi. Resulûllah:

— Al şu hurmaları sadaka olarak dağıt, buyurdular. Adam:

— Bizden daha fakir olanlara mı, ey Allah’ın Resulü? Allah’a yemin ederim ki şu iki siyahtaşın arasında (Medine’de) buna, bizden daha fazla muhtaç kimse yoktur, deyince Peygamber aleyhisselâm ön dişleri gözükecek nisbette güldü ve sonra şöyle buyurdu:

— Bunu alıp git, çoluk çocuğunu doyur.

(Buharî, Müslim, Ebû Davud, Tirmîzî, Neseî)
* * *

Üç kişilik bir grup Peygamber aleyhisselâmın gizli olarak yaptığı ibadetlerini sorup öğrenmek için, Resulüllah’ın zevcelerinin evlerine geldiler. Peygamber aleyhisselâmın zevceleri, onun ibadetini kendilerine anlatınca, güya bu yapılanları azımsayarak dediler ki:

— Biz Peygamber aleyhisselâmdan neredeyiz! Şüphe yok ki Allah onun geçmiş ve gelecekte olabilecek günahlarını mağfiret etmiştir.

İçlerinden biri: Ben geceleri devamlı namaz kılacağım, diğeri: Ben ömrüm boyunca devamlı oruç tutacağım, diğer birisi de: Ben de kadınlardan ayrı olarak yaşayacağım, hiç evlenmeyeceğim, dediler. Onlar bu şekilde konuşurlarken yanlarına Allah’ın Resulü geldi ve:

— Siz, şöyle şöyle söyleyen kimselersiniz, değil mi? Fakat biliniz ki, ben Allah’tan en çok korkan ve korunanınızım. Lâkin böyle olmakla beraber bazan oruç tutar, bazan da tutmam. Gecenin bir kısmında namaz kılar, bir kısmında ise uyurum. Kadınlardan da ayrı yaşamam, evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir, buyurdular.

(Buharı, Müslim, Neseî)
* * *

HAYVANA YAPILAN İYİLİĞE ÜCRET

Bir yolcu, yoluna devam ederken, çok susamıştı. Bir kuyuya rastladı, inip ondan su içti. Çıktığında bir de baktı ki, ziyadesiyle susamış bir köpek dilini çıkarıp susuzluktan toprağı yiyor.

Yolcu:

— Bu köpek de biraz önce benim olduğum haldeki gibi, pek çok susamış bir vaziyette, diye söylendi. Kuyuya indi ve ayakkabısına su doldurmak suretiyle o köpeği suladı. Allahü Teâlâ da bu kişinin yaptığını makbul ve muteber sayarak günahlarını mağfiret buyurdu.

Ashabı Kiram dediler ki:

— Ey Allah’ın Resulü! Hayvanlara yaptığımız iyilikte bize ecir, ücret var mıdır?

Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:

— Her canlı ciğer taşıyan hayvana yapılan iyilikte ecir, ücret vardır.

(Buharî, Müslim)
* * *

HAYVANLARIN İNSANLARA ÎHTARI

Ebû Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:

İsrail Oğullarından biri bir ineğin üzerine binmişti. Bu hal içinde iken, inek o kimseye:

— Ben binilmek için yaratılmadım, çift sürmek için yaratıldım dedi. O kimse bu hadiseyi nakledince insanlar şaşırdılar. Peygamber aleyhisselâm ise:

— Ben, Ebû Bekir ve Ömer buna inanırız, buyurdular. Yine bir gün kurt bir koyunu kapmıştı da, çoban peşinden koşup koyunu elinden aldı.

Bunun üzerine o kurt dile gelerek:

— Fitnelerin yapıldığı, benden başka çobanın bulunmadığı gün onu kim kurtaracak? dedi.

insanların buna hayret etmeleri karşısında Peygamber aleyhisselâm:

— Ben, Ebû Bekir ve Ömer buna; kurdun dile gelerek konuşmasına inanırız, buyurdular.

(Buharî, Müslim, Tirmizî)
* * *

İbadetlerin Faziletleri

Talha bin Ubeydullah’dan anlatılıyor:

Necid ahalisinden saçları dağınık, sesinin gürültüsü işitilip ne dediği yanımıza gelinceye kadar anlaşılmayan bir şahıs Resûlüllah aleyhisselâma geldi; baktık ki:

İslâm nedir? diye soruyor adam.

Bunun üzerine Resûlüllah aleyhisselâm:

Bir gün bir gecede beş vakit namazdır, buyurdu.

Adam:

Beşten fazla bir şey yok mu? dedi.

Peygamber aleyhisselâm:

Hayır, nafile kılmak arzu edersen başka, fakat farz olarak sadece beştir, buyurdu. Ve kendisine Ramazan ayı orucunu anlattı:

Adam:

Bundan başka oruç var mı? dedi.

Resulüllah aleyhisselâm:

Nafile olarak tutmak istersen başka, fakat farz olarak yoktur, buyurdu. Ve kendisine zekâtı, anlattı,

Adam:

Söylediğin miktardan fazlası var mı? diye sordu.

Peygamber aleyhisselâm:

Nafile olarak vermek arzu edersen başka, fakat farz olarak, anlattığım kadardır, dedi.

Bundan sonra adam:

Allah’a yemin ederim ki, bundan ne fazla ne de noksan yaparım, diyerek dönüp gitti.

Allah’ın Resulü de:

Doğru söylüyorsa, felaha erişti, buyurdu.

(Buharı, Müslim, Ebû Davud, Neseî)

 
  BUGÜN 80895 ziyaretçikişi burdaydı! Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır. KADİR ALKAN  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=